Fenomen Yayıncılık

Hesabım

Üye Girişi / Üye Ol

Bayi Girişi / Başvuru

Sepetim
ALIŞVERİŞ SEPETİ
Sepetinizde ürün var.
Sepet Toplamı
SATIN AL

Kurgu İle Gerçek Arasında Çingene Kadın İmgesi

Bahattin Şeker

Ürün yorumu yok
Bu Ürünün Kargoya Veriliş Süresi 4 İş Günüdür
Bu Ürünün Kargo Ücreti 125,00
%20 indirim
140,00
112,00
Havale ile %5 indirim
| Tüm Ödeme Seçenekleri |
Ürün Kodu 1151502
GTIN 9786255527585
Ürün Durumu YENİ
10+ Adet Stokta
Stok Miktarı Kritik
Ürünü Paylaşın
Pinterest Linkedin
    Benzer Ürünler

Çingene kavramı edebiyat eserlerinde genellikle “öteki”nin temsili, toplum dışı yaşam biçiminin simgesi ve folklorik bir motif/imge olarak kullanılmıştır. Bu yaklaşım hem Türk hem de Batı Edebiyatı’nda Çingenelerin özgürlük, gizem, hilekârlık veya dışlanmışlık gibi temalarla ilişkilendirilmesini içerir. Çingenelerin anavatanı Hindistan’dır. Türkiye’de Roman, Çigan, Kıpti, Karaçı, Poşa gibi farklı adlarla anılmışlardır. Toplumsal algı bağlamında, Avrupa’ya ilk geldiklerinde merak uyandırmış, ancak kısa sürede hilebazlık ve işe yaramazlıkla suçlanmışlardır. Osmanlı döneminde 16. yüzyılda Anadolu’nun birçok bölgesine yerleşmişlerdir. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde Balat Çingeneleri hırsız ve harami olarak anlatılır. Bu bağlamda Türk Edebiyatı’nda olumsuz stereotipler olarak Çingeneler çoğunlukla hırsız, düzenbaz, dinsiz veya “yabani” olarak betimlenmiştir; Folklorik motif şeklindeki Çingene karakterleri, özellikle meddah hikâyelerinde ve halk edebiyatında eğlenceli, müzikle iç içe figürlerdir. Batı Edebiyatı’nda Romantizm etkisi altındaki eserlerde Çingeneler, özgür ruhlu ve gizemli karakterler olarak tasvir edilmiştir. Örneğin Victor Hugo’nun Notre Dame’ın Kamburu eserinde Esmeralda, güzelliği ve özgürlüğüyle öne çıkar. Ancak Çingene karakterlere atfedilen olumsuz algılar ya da kalıp yargılar aynı zamanda hırsızlık, büyücülük ve toplum dışı yaşamla ilişkilendirilmişlerdir.

Çingene karakterleri edebiyatın hem folklorik hem de sosyolojik boyutunda önemli bir yer tutar. Onlar, bir yandan özgürlüğün, farklılığın ve ötekiliğin imgesi, diğer yandan önyargıların hedefi olmuşlardır. Çingene kavramı edebiyat eserlerinde tarihsel, kültürel ve sosyolojik bağlamlarda farklı şekillerde kullanılmıştır. Bu nedenle Bahattin Şeker’in çalışmasında, özyaşam öyküsünden yola çıkarak, edebiyat eserlerinde Çingene kavramını incelerken hem kültürel zenginliği hem de toplumsal dışlanmayı birlikte değerlendiren çok katmanlı bir yaklaşım geliştirdiğini söylemek gerekir. Bu çalışmada, Çingene karakterlerinin edebiyattaki temsilleri (dört karakter bağlamında) incelenerek, toplumun önyargılarının ve kültürel algılarının edebiyatta imge olarak nasıl yansıdığı ortaya konulmuştur.

 

232