İran tarihi boyunca çok sayıda hanedanlığın hüküm sürdüğü bir ülke olmuştur. Bu tarihi süreçte ilk İslâm fetihlerine kadar ağırlıklı olarak İranî hanedanlar tarafından yönetilmiştir. Sâsânîler ise bunun son örneğidir. Fakat İslâm fetihleriyle birlikte bu durum son bulmuştur. Zira Hz. Ömer döneminde başlatılan yoğun fetih hareketleri sonucunda Sâsânî Devleti yıkılmış ve İran’da bulunan birçok bölge kısa sürede Müslümanların hâkimiyetine girmiştir. Bununla birlikte Sâsânîler döneminde yerel hanedanlar tarafından yönetilen, Deylem, Gîlân ve Taberistân bölgeleri kısmen de olsa bunun dışında kalabilmiştir. Bu durum ise bölgenin siyasî yapısının diğer İran bölgelerinden farklı bir seyir izlemesine yol açmıştır. Nitekim Taberistân’da Sâsânî mirasını devam ettiren yerel hanedanlar uzun süre varlıklarını sürdürmüş, aynı zamanda bölge Zeydîler, Sâmânîler ve diğer siyasî güçler arasında önemli bir mücadele sahası hâline gelmiştir. Bu mücadeleler, bölgede yeni siyasî oluşumların ortaya çıkmasına zemin hazırlamış ve bu durum X. asırda tarih sahnesine çıkan Ziyârîler gibi hanedanların yükselişine imkân sağlamıştır.
İslâm fetihlerinden sonra Ortaçağ İran tarihinin önemli mahallî hanedanları arasında yer alan Ziyârîler, Abbâsî hilafetinin merkezî otoritesinin zayıfladığı bir dönemde ortaya çıkmıştır. Ziyârîler’in ilk merkezi Cibâl bölgesinde bulunan İsfahân şehriydi. Daha sonra ise Ziyârîler; Taberistân ve Cürcân gibi stratejik bölgelerde hâkimiyet kurmaya çalışmış; aynı zamanda Büveyhîler, Taberistân Zeydîleri, Sâmânîler, Gazneliler ve Selçuklular gibi güçlü siyasî aktörlerle mücadele etmek zorunda kalmıştır.
Bu yönüyle, Ziyârîler tarihi, yalnızca bir hanedanın yükseliş ve gerileme sürecini anlatmakla sınırlı değildir. Aynı zamanda erken dönem İslam dünyasında bölgesel güç dengelerinin nasıl şekillendiğini ve yerel hanedanların büyük siyasî güçler karşısında nasıl bir varlık mücadelesi verdiğini anlamak açısından da önemli bir örnek teşkil etmektedir.
Özellikle Selçuklular’ın İran’da hâkimiyet kurmasından önce bölgenin siyasî, askerî ve idarî yapısını anlamak bakımından Ziyârîler dönemi dikkate değer veriler sunmaktadır. Bu çalışma, söz konusu tarihsel süreci inceleyerek hem Ziyârîler hanedanının siyasi faaliyetlerini ortaya koymayı hem de Ortaçağ İran coğrafyasında şekillenen güç ilişkilerine hem Türk hem de İran tarihi açısından ışık tutmayı amaçlamaktadır.