Tarih boyunca çeşitli bölgelerde farklı alfabelerle yazılı eserler ortaya koyan Türklerin geniş ölçüde kullandığı yazı sistemleri Göktürk, Uygur, Arap, Latin ve Kiril alfabeleridir. Bu yazı sistemleri içerisinde Türklerin onuncu yüzyıldan itibaren İslam medeniyeti dairesine girmeleriyle kullanmaya başladıkları Arap alfabesi önemli bir yer teşkil etmektedir. Yirminci yüzyılın başlarına kadar süregelen bin yıllık bir tarihî süreçte milyonlarca Türkçe eser bu harflerle yazılmıştır.
Anadolu’ya gelen Türklerin Türkçeyi edebiyat dili ve resmî dil olarak kullanıp geliştirmeleri, üç kıtaya hâkim bir cihan devleti olan Osmanlı coğrafyasında yaklaşık yedi asır boyunca Arapça ve Farsçadan beslenerek zenginleşen “Osmanlı Türkçesi” yazı dilini ortaya çıkarmıştır. Türk dilinin tarihi bir dönemini ifade eden Osmanlı Türkçesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından 1928’de yapılan harf devrimi neticesinde yerini Latin harfli Türk yazısının kullanıldığı Türkiye Türkçesi devresine bırakmıştır. Arap alfabesinin terk edilmesinin bir sonucu olarak Osmanlı Türkçesiyle yazılmış eserleri okuyabilen kişi sayısı azalmaya başlamıştır. Dolayısıyla köklü medeniyetimizle olan bağlarımızın devam ederek gelecek nesillere aktarılabilmesi ve Türk tarihinin ve kültürel birikiminin öğrenilerek, özümsenerek geleceğimizin yeniden inşa edilebilmesi, Osmanlı Türkçesinin öğrenilmesini gerekli kılmaktadır.
Osmanlı Türkçesi, üniversitelerin başta Tarih ve Türk Dili ve Edebiyatı olmak üzere çeşitli bölümlerinde zorunlu ve seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Bununla birlikte bazı kurumlar ve özel kurslar aracılığıyla da Osmanlı Türkçesine yönelik eğitimler düzenlenmektedir. Aynı zamanda geçmişiyle yakın bağlar kurup metinlere birinci elden ulaşmak isteyen tarihe meraklı geniş bir okur kitlesi tarafından da öğrenilmeye çalışılmaktadır. Osmanlı Türkçesini bilmek, Osmanlı yazılı eserlerinin okunup anlaşılması temeline dayanır. Bunun için öncelikli olarak yapılması gereken Arap harflerini öğrenmektir. Okunan bir eserin iyi anlaşılabilmesi ise Osmanlı medeniyetinin sahip olduğu tarihî, edebî, kültürel birikime hâkim olmayı gerekli kılar. Bu hususta yapılacak her okuma kadim medeniyetimize dair bize önemli bilgiler sunacaktır.
Osmanlı Türkçesi öğretiminde Arap harfleri, Türkçe imla kaideleri gibi dil bilgisi kurallarını öğretmek için çeşitli ders kitapları kullanılmaktadır. Bu kitaplar incelendiğinde başta dil bilgisi konularının, sonda ise okuma metinlerinin yer aldığı iki bölümden oluştukları görülmektedir. Bu şekilde hazırlanan Osmanlı Türkçesi dilbilgisi kitaplarının sayısı oldukça fazladır. Buna mukabil sadece okuma metinlerinden oluşan çalışmalar sayıca günden güne artmakla birlikte henüz yeterli düzeyde olmadığı söylenebilir. Oysa Osmanlı Türkçesi imlasının iyi anlaşılması ve öğrenilen kaidelerin pekiştirilmesi için bolca okuma pratiklerinin yapılması oldukça elzemdir. Bu doğrultuda öncelikli hedefimiz, öğrencilerin seviyelerine uygun okuma çalışmaları yapmalarını destekleyerek zamanla kazanacakları özgüvene bağlı olarak derse olan ilgilerini artırmak ve böylelikle daha etkili ve kalıcı bir öğrenme gerçekleştirmeyi sağlamaktır.
Elinizdeki kitap bu amaçlar doğrultusunda Osmanlı Türkçesini yeni öğrenmeye başlayanlar için bir okuma kitabı olarak hazırlanmış olup matbu harflerle yazılmış muhtelif metinlerin yer aldığı bir seçkiden oluşmaktadır. Klasik Osmanlı Türkçesi eserlerinden günümüz metinlerine kadar geniş bir yelpazeyi ihtiva eden çalışmada öğrencilerin daha kolay okuyabileceği güncel metinlere daha fazla yer vermeyi tercih ettik. Metinleri seçerken başlangıç seviyesine uygun, öğrencilerin kelime bilgisini artıracak, aynı zamanda keyif ve ilgiyle okuyacaklarını düşündüğümüz metinler olmasına dikkat ettik ve bu metinleri kolaydan zora doğru sıralamaya çalıştık. Böylelikle öğrenciler okuma becerilerini, ilgileri doğrultusunda seçtikleri metinlerle geliştirme imkânı bulabilecektir.